Gelişim Sürücü Kursu
Â

 
Türkiye genelinde sınav tarihleri;
27 Ekim 2007 test sınavı (20 adet motor tekniği bilgisi sınavı)
24 / 25 Kasım 2007 direksiyon sınavı
Motosiklet kullanım eğitimleri;
Toplamda 5 Hafta sonu (7 ders) motosiklet eğitimi yapılacak,
A2 sınıfı Motosiklet sürücü belgesinin toplam maliyeti;
150 ytl kurs ücreti (taksitli)
30 ytl sınav hizmetleri ücreti (M.E.B.lığı Ziraat bankası Halkbank veya Vakıflar bankası hesabına)
35 ytl sağlık raporu (ilgili polikliniğe ödenecek)
100 ytl trafik masrafı
Gerekli belgeler;
3 adet fotoÄŸraf
ikamet belgesi
Diploma fotokopisi
Sağlık raporu (daha sonra olabilir, kursumuz yardımcı olacak)
Savcılık belgesi (daha sonra olabilir, kursumuz yardımcı olacak)
Motosiklet Eğitim Araçlarımız;
Honda Today 50 cc (scooter)
Honda Activa 100 cc (scooter)
Kmyco 125 cc CK commuter
Yamaha Ybr 125 commuter
NOT:
Yukarıda belirtilen ücretler dışında ekstra hiç bir masrafınız olmayacaktı?r. (sınav harcı, temsilci ücreti, direksiyon ücreti vs.)
Eğitimlerde; eğitmen, güvenlik ekipmanları, motosiklet temini kurs ücretine dahildir.
Ön kayıt için sadece kimlik ve (A2 ye geçişlerde ehliyetinizi) faxlayınız.
sürücü kursu
ehliyet
motosiklet ehliyeti
ehliyet test
motosiklet eÄŸitimi
7 temmuz ehliyet sınav yerleri açıklandığı anda buradan öğrenebilirsiniz….
7 temmzu ehliyet sınav sonuçalrı aıklandığı anda buraya tıklayarak öğrenebilirsiniz…
MOTOSİKLET TÜRLERİ
Aynı arabalar gibi motosikletler de kendi içlerinde çeşitli gruplara ayrılırlar. Bu gruplar sayesinde beğendiğimiz motosikletin karakterini çok daha kolay anlayabiliriz.
Motosikletler ufak hacimli fakat devirli motorlarıyla merakliları için iki tekerlekli bir ulaşim aracından çok, bir yaşam tarzı anlamına geliyor. Fakat buna karşın motosikletler bugün hâlâ bir çok insanın ilgisini çekmiyor. Bunun başlıca sebebi bu araçların kullanım alanının dar olarak düşünülmesi ve güvensiz olduğu fikri. Motosikletler artık o kadar çok çeşitli bir hale geldi ki, her zevke ve her amaca uygun bir tane bulmak mümkün oluyor.
SCOOTER
Scooterlara motosikletlerin en ufağı diyebiliriz. Tekerlekleri diğer motosikletlere göre küçük olan scooterların silindir hacimleri 50cc`den baslayıp, 600cc`ye kadar çıkabilir. Fakat genelde piyasada 50cc ile 250cc arasındakiler bulunur. Düşük silindir hacimleri yüzünden scooterlar diğer motosiklet türlerine göre çok daha az yakıt tüketir. Scooterların son süratleri ise 90 km/s ile 180km/s arasında, motorun hacmine göre değişir.

SUPERSPORT (RACING)
Supersport motosikletler isminden de anlaşılacağı gibi spor kullanıma en uygun motosikletler olarak bilinir. Diğer motosiklet türlerinden seriliği ile hemen ayırt edilebilir. Supersport motosikletler modifiyeye çok uygun olur. Düzenlenen bütün motosiklet sürat yarışlarında bu tür motosikletler kullanılıyor. Supersport motosikletlerin silindir hacimleri genelde 600cc den başlayıp 1300cc`ye kadar ulaşır. Supersport türü bir motosikletten konfor beklemek yanlış olur. Supersportlar aynen spor otomobiller gibi serttir. Tabii sunduğu yüksek süratin yanında böyle bir dezavantajın olması çok doğal. Bütün bu özellikler dışında supersport motosikletlerin başka bir özelliği ise oturaklı; yanı ağır olmasıdır.

TOURING
Touring motosikletleri tüm yönleri ile uzun yol kullanımı için düşünülmüş. Touring motosikletlerinde selenin yerinde büyük bir koltuk, esya koymak için bagaj yeri hatta bazı modellerde havalandırma ve müzik seti bulunuyor.Touringler’in bir özelliÄŸi de ön camlarının çok yüksek olması. Bu sayede sürücü uzun yollarda sürekli rüzgara maruz kalmıyor. Motor hacimleri 600cc ile 1800cc arasında deÄŸiÅŸiyor. Süratleri ise 260 km/s`ye kadar çıkabılıyor.

CHOPPER
Chopperlar gürültülü motor sesleri, büyük gövdeleriyle hemen dikkat çeker. Chopper denince akla ilk ismi bu türle özdesleÅŸen Harley-Davidson motosikletleri gelir. Chopper selelerinin alçaklığı sebebiyle diÄŸer motosiklet türlerine göre yere daha yakın olur. Bu sebepten oturmasıçok rahattır. Buna karşın direksiyon yapısı dolayısı ile rahatsızlık verir. Chopperlar’ın motor hacmi 125cc ile 1800cc arasında deÄŸiÅŸir. Çok seri bir motosiklet olmasa bile 200-220 km/s civarinda son sürate rahatlıkla eriÅŸebilirler.

CROSS
Cross motosikletler tamamiyle arazi kullanımı için tasarlanmiş. Kötü arazi şartlarına uyum sağlayabilmek için fren sistemi, amortisörleri özel olarak üretilmiş. Cross motosikletleri yerden yüksekligi ile diğer motosikletlerden kolayca ayrılır. Gövdelerinde ise fazla parça bulunmaz. Buna kısaca çıplak da diyebiliriz. Genelde hıza yönelik bir motosiklet olmadığından, motor hacimleri genelde düşüktür.

ENDURO
Enduro tipi motosikletler hem caddede hem de arazi şartlarında kullanılmak amacı ile tasarlanmış. Crosslar kadar kötü arazi şartlarına giremeseler bile çayır, patika gibi yerlerde rahatlıkla yol alabilir. Bugün polislerin kullandığı motosikletlerin birçogu endurodur. Enduroların motor hacmi 125cc`den başlayip, 1300cc`ye kadar çıkabilir. Son süratleri ise 240 km/s`ye kadar ulaşabilir.

Çeviri: Taner Çolak
Motorda giyim-kusam aslinda motorun ve bu sporun ayrilmaz bir parcasi…soyle bir girelim beraberce, bakin nelerle karsilasacaksiniz…:)
Herseyden once gozunuzu koruyun. Butun diger koruyucu ekipman, giyim-kusam daha sonar gelir, ciplak gozle motosiklet kullanmayi aklinizdan bile gecirmeyin.…
1. Once “Kask” olayina girelim
…ve hemen istatistik, ABD den, motor kazalarinda kask giyenler %67 daha az beyin travmasina ugruyor.
Bir istatistik daha…”Full Face” yani tamamen kapali kasklar 3/4 lere gore %46, 1/2 lere gore %78 daha guvenli. Yani kask alacak, Full Face tip sececek, ve sartlar ne olursa olsun onu kafanizdan cikarmayacaksiniz. Ki, daha uzun sure motora binebilesiniz…bir gunluk surus suresinden ve bir omurluk surus suresinden bahsediyorum ayni cumle ile, dikkatinizi cekerim.
Nasil secilir?
Full Face disindaki kasklardan burada bahsetmek istemedigim icin, ve kimseye tavsiye etmedigim icin geriye iki tip, yada ikibucuk tip kask kaliyor…Full Face (FF) tipik kask 1, MX (motocross) FF olmakla birlikte on “cami” acik kasklar ve ikisinin arasindaki FF Enduro kasklari. MX kaski ile birlikte goggle (lastikli motor gozlugu) kullanilir.
Once iyi, duyulmus, yedek parcasi (ozellikle cami) bulunabilecek bir marka secin..mesela Arai, Shoei, Biffe, Schubert, Nolan, Arrow, BMW filan. Bu kasklarin ciddi olanlarinda son kullanma tarihi vardir. iyi bir kaskin uc dort yillik raf omru vardir. Satin alirken imal tarihine bakin, rafta kalmis mal almayin. Onumuzdeki yil kafaniza gecirdiginizde icindeki “pad”ler un ufak olmus, dokuluyor, yada disi catlamaya baslamis olmasin… Elinde cok degisik marka ve model bulunduran bir saticidan alin, ilk kaski, yada hic denemediginiz bir kaski sakin katalogdan siparis etmeyin…
Kaski saglam tutan sey dis kabugu, cilasidir. Ustune stiker filan yapistirmayin, darbelerden koruyun, cizik, catlak, siyrilmis kasklarin koruma ozelligi cok azalir. Cam gibidir yani, elmasla cizin, bir yere vurun nasil kirilirsa o yerden, kask da benzeri sekilde davranir. Yani onu “dusundugunuzden” daha dikkatli kullanacaksiniz.
Kaski kafaniza gecirin…eldiven gibi uymali. Uymayani almayin, rengi dandik bile olsa gidip tam kafaniza uyani alin. “Idare ederim yea” dediginiz kask uc saat sonra basiniza bir agri saplar, kendinizi nasil kenara atip kaski firlattiginizi bilemezsiniz. Donald sozu dinleyin, kask konforu #1 oneme sahiptir.
Evet kask kafaniza uydu diyelim…simdi karsiya dogru bakarken basinizi hizla sag yada sol omuzunuza dogru cevirin. Kask oldugu yerde kaldida basiniz donduyse hemen yarim numara kucugunu alin.
Bol kask sizi korumaz…hele cene bagi acik kask hicbir ise yaramaz, cunku kaza aninda motordan firlayip ayrilan ilk sey sizin o cene bagini acik unuttugunuz, yada “bu sicakta simdi, ne luzumu var yaa” diye acik biraktiginiz kask tir.
On camini her zaman temiz tutun ve ciplak parmaginizi degdirmeyin…yolda gozunuzun onunde guzel bir bocek, camur pislik koleksiyonu olusursa, gorusunuzun engellenmesi durumunu beklemeden inin ve temizleyin allahaskina…yani yaninizda bu is icin birseyler bulundurmaniz lazim…
Kullanmadiginiz zaman motorun aynasina filan asmayin, duzgun saglam bir yerde, bir kilifin icinde, asiri sicak ve soguktan gunes isigindan, rutubetten, kapali havadan (kuflenmeye karsi) uzak biryerde. temiz olarak muhafaza edin. Kullanma suresine gore (ureticinin tavsiyesine uyun) uc-dort yil sonra yenisini alacaksiniz, unutmayin… Park ettiginiz piknik yaptiginiz yerlerde karincalardan, arilardan boceklerden uzak bir yere koymayi ihmal etmeyin…giymeden once icine dikkatlice bakmayi bir aliskanlik haline getirin…tecrube konusuyor burada…:)
Duyulmus bir marka sectiyseniz, kullanma tarihi gecmemisse, kafaniza konforlu bir sekilde corap gibi oluyorsa iyi bir kask secmissinizdir. Daha pahali ama bu ozelliklerin birinden yoksun bir kask daha iyi degildir. Kaski aldiginiz yerden yada bir eczaneden sese karsi sunger kulak tamponu da alin bir duzine filan…ve suruse cikmadan once, ve kaski takmadan once
kulakliklarinizi takin. Goreceksiniz, eger tecrubeli bir surucuyseniz dahi, ve kulakliksiz kullandiysaniz simdiye kadar bir daha onsuz yola cikmayacaksiniz… Kıyafetinizi ve kaskınızı seçerken daha canlı veya reflektif ÅŸeylere yönelin…”
2. Motorcunun ikinci olmazsa olmaz kusami eldivendir.
“Tam” uymalidir, bol eldiven burusur ve elinizi acitir, kontrolu zorlastirir…dar ise kan dolasimi yavaslatir ve elinizde uyusmalar-karincalanmalar baslar.
Yazlik ve kislik iki eldiveniniz olmali. Kislik eldiven “yakali” dir boyu uzundur yani ve ceketinizin kol agzini ustten orterek karsidan gelen ruzgarin kolunuzdan iceri girmesine mani olur, yazlik eldivende ise bu tersinedir, kisadir, ve ruzgarin iceri girmesine ozellikle musaade eder.Koruyucu yastiklari olmali ve mumkunse isaret parmaginin yani suet olmali ki o parmaginizla kaskinizin on camini (vizor) yagmurda silebilesiniz. Gel-PAd li eldivenler uzun surusler icin motor vibrasyonunu elinize iletmemek icin idealdir, motoru hissetmeniz duygusu da azalir o da var…Karpal Tunel sorunu olanlar, el-dirsek agrisindan yakinanlar icin bazen cozum olabiliyor bunlar. Ama bu problemlerin esas cozumu daha once anlattigim relax tutus bicimidir. Sanki hayatiniz onu simsiki tutmaya bagliymis gibi tutarsaniz en fazla bes dakikada elinize sancilar saplanir zaten, ilerki durumlarda sirt, boyun, kol agrilari, uyusmalar, karincalanmalar baslar vs. Iyi motor kullanmanin en onemli sartlarindan biri relax olmaktir. Eldivensiz motora binilmez. Nokta…
3. Ucuncu olmazsa olmaz kusam ise cizmedir (yada bot)
…bu konuda ahkam kesecek fazla bir sey yok…en azindan ayak bileklerinizi tamamen ortmeli, motor icin dizayn edilmis, koruyucu ilaveler yapilmis, ayaginiz allah korusun devrilen motorun altinda kalirsa yamyassi olmayacak saglamlikta ve su gecirmez olmali. Tabani cok derin tirtikli olmamali ki camur yaprak vb fazla toplanmasin (MX Istisna) Arkasinda reflektor olsa iyi olur tabii, ve uzun sure yuruyecek sekilde rahat degilse bu onemli degildir. Motor cizmesiyle uzun geziler yapmak gerekmez herhalde, bu bir spor…bunlari mesela kayak ayakkabisi gibi dusunun. Gunluk ulasim icin kullaniyorsaniz, ya yaninizda bir cift normal ayakkabi tasiyin yada butun gun takoz gibi botlarla calisabileceginiz bir meslege yazilin…:)
4. Dorduncu muhakkak lazim kusam elemani ise gozu bozuklar icin numarali gozluk
…benim gozumde hafif miyopi var, gunluk hayatimda ve otomobilde hicbir sekilde gozluk kullanmam gerekmiyor ama motorda bir tane kaskin icinde bekliyor…ozellikle az bildiginiz yerlerde dolasirken yol tabelasi, trafik isareti, bikini deseni gibi onemli ayrintilari kacirmamaniz gerekiyor, gozluk size her zaman berrak keskin goruntu saglayacak, ki bu dogru ve zamaninda karar vermeniz icin hayati onem tasir …ihmal etmeyin, benim gibi surekli gozluk kullanmayanlardansaniz bir tane motor icin yaptirin ve motorda bulundurun. Bu gozluk colormatik denilen, isikta koyulasan tip olsun ! cunku…
Gunes gozlugu de motorcunun dostu ve ayrilmaz parcasidir. Yine bir tane motorda bulundurulacak.
Kusam mevzuunda ele alinacak bir iki aksesuar var onemli, biri kulaklik, ki sekiz on yilda duvar gibi sagir olmamaniz ve yorgunlugun azaltilmasi icin muhakkak tavsiye ederim bir digeri de “bobrek bagi-kusagi” (kidney belt) denilen iki gunde bobreklerinizi usutup kan isememeniz icin elzem bir parcadir. Ozellikle, tulum yada ceket-pantalon takimi yerine blucin ve t-sortle motora binenler icin. Unutmayin hava istedigi kadar sicak olsun motorda buharlasan ter dolayisiyla isi ve su kaybi inanilmaz boyuttadir. Bol su icin durdugunuz yerde ve usutmeyin.
Giyim olayinda once eski bir deyisten sozetmeli…”Ruzgar demis ki: Kirk kat keçe ben senden geçe, tek kat deri dururum geri”, eski birazda hatirimda kaldiginca uydurdugum sekilde ama asagi yukari budur, ve dogrudur. Ruzgar siz ne kadar kalin giyinirseniz giyinin gecer ve sizi usutur. Oysa deri ruzgara karsi en iyi koruyuculardan biridir.
Simdi modern zamanlarda deri yerini yavas yavas super sentetik kumaslara birakiyor, nefes alan, yagmur-ruzgar gecirmeyen, icinde zirhlar diz-kalca–dirsek-omuz-sirt- koruyucu yastiklar olan ceketler- pantalonlar- tulumlar oldukca tutuluyor. Benim tercihim bu tur sentetik ve zirhli kiyafetler…rengi sekli zevkinize kalmakla beraber deri de olsa, sentetik de olsa sunlara dikkat edin alirken.
Ustunuze tam otursun, buyuyunce de giyerim diye
iki beden buyuk almayin, bolluk olmasin, tabii dar da olmasin. Ozellikle bu kiyafetle oturur durumda uzun sure kalacaginiz icin denerken bir tabureye filan oturup kat yerlerinin rahatsiz etmediginden iyice emin olun.
Kolay ulasilir cepleri olsun, eldivenle acilip kapatilacak gibi fermuar tutanaklari, velcro baglayicilari olsun, elbisenin icine hava almak icin acilir kapanir agizlari olsun, kisin takabileceginiz bir isitici astarida (muflon) olsa iyi olur.
Kisin icine kazak giyeceginizi unutmayin, Cok dar olmamali ceket. Paraca rahatsaniz da yazlik-kislik ayri takim aliyorsaniz diyecegim yok tabii…
Dis gorunusu dikkat cekici parlak renkler ve reflektorlerle bezeli olsa iyi olur…gorunurluk onemli..
Mevsim donuslerinde kullanacaklar icin, hergun is-ev arasi kullananlar, motorunda kitli bir cantasi olanlar icin yagmurluk da iyi bir fikirdir. Motor yagmurluklari tulum seklinde ve dogrudan kiyafetin ustune giyiliyor.
Giyim cok ayrintili konu, burada baslica ipuclarini yazdim….
Tüm giysilerinizi, kaskınızı, eldivenlerinizi giyip motorunuza oturun. Anahtarı takıp gözlerinizi kapatın. Sakinleşin, kafanızı boşaltın, kaslarınızı gevşetin. Kendinizi rahatlamış hissedince motorunuzu çalıştırın. Artık inene kadar diğer konuları geride bırakın.
Yok yukarıda anlatılan yöntem işe yaramıyorsa, rahatlayamıyorsanız şunu deneyin: Yine hazırsınız ve anahtarı taktınız. Şimdi tepeden tırnağa tüm kaslarınızı kasmaya başlayın. Abartmayın yoksa kramp giriyor:))Biraz öyle kalın ve hepsini birden bırakın.
Bu da olmadıysa, stresiniz atabileceğinizden fazla ise, ulaşım alternatifiniz mutlaka vardır,onu tercih edin.
Uzun bir tatilde olsun, günü birlik gezide olsun, grup sürüşünden önce mutlaka bir toplantı yapmalıdır. Lider belli olmalı ve herkesce kabul edilmelidir. Rota, durulacak yerler, hız, sürüş formasyonu kararlaştırılmalı, bundan herkes haberdar edilmelidir. Lider tecrübeli, grubun isteklerini, sürüş becerisini anlamış olmalı, diğerleri de onun kararlarına uymalıdır. Çok önemli olmadıkça eleştiriler varış yerine saklanmalıdır.
GeniÅŸ, düz ve trafik olmayan bir yolda en uygun formasyon “fermuar”dır. ÖNEMLİ: Her sürücü diÄŸerinin çapraz arkasında seyrederken önündekinin aynasından göz teması yapabilmelidir. Aradaki mesafe açık tutulmalı (2sn kadar) fermuarın bir sebeple her an “kapanabileceÄŸi” unutulmamalıdır.
Virajlar veya sollamalar başladığında herkes serbest formasyona geçmelidir. Serbestte her sürücü yol pozisyonunu kendi güvenliğine göre ayarlayabilmektedir. Lider, sürüş formasyonunu 1 veya 2 işareti yaparak (1.Serbest veya 2.Fermuar) gruba bildirebilir.
Kalabalık bir grubun, örneğin benzin istasyonundan çıkarken aynı anda yola çıkması tehlikeli olacağından tek tek çıkılarak ileride bir toplanma yerinde tekrar buluşulması gerekir. Tabii ileride tekrar toplanılacağı grup üyelerince önceden bilinmeli ki çıkmak için acele etmesinler (yol öncesi toplantı konusu).
Sollama üç şekilde yapılabilir. Kolaydan zora doğru sıralarsak:
İkinci ve üçüncü yöntemin kullanıması için tam bir uyum ve anlaşma gerekir. Uygulandığında ise güzel bir görünüm ve otoyolda güvenli bir sürüş sağlar.
Unutulmaması gereken, geçişi tamamlayan üyenin hızını azaltmayarak arkadan gelene yer açmasıdır.
Düz, açık bir yolda seyrederken yolun sol yarısı ideal pozisyon olarak kabul edilir. Ancak değişen şartlara göre bu pozisyonu değiştirmelisiniz.
Virajda: Virajın birleşim noktası (yol kenarlarının uzakta birleşiyor gibi gözüktüğü nokta) sizden uzaklaşmaya başlayıncaya kadar virajın dışında kalın. Hem en uzağı görün hem de gelen trafik sizi önce görebilsin.
Sollama Yaparken: Otobüs gibi büyük bir aracı sollamada aracın dibine girmeyin. Motosiklet çabuk hızlanabilir, beklemeniz gerekecekse bunu önceden görün ve mesafe bırakarak bekleyin. Uzakta kalarak gelen trafiği çok daha kolay görebilirsiniz. İleride yol sağa dönüyorsa, önünüzdeki aracın sağından da bakmalısınız.
Tepeye Yaklaşırken: Arkasını göremediğiniz bir yolda hızı azaltırken sağa kaymak güvenli olacaktır.
Ara Sokakta: Park etmiş araçların arasından çıkacak bir yayayı önceden görebilmek için araçlardan uzakta geçmeye çalışın.
İzlenirken: Birçok otomobil sürücüsü motosikletleri görmez. Sizin otomobillerden daha hızlı gidebilmeniz, o anda sollama yapıyor olmanız hatta yolda bir araç olarak haklarınız bilinmeyen, üzerinde düşünülmemiş konulardır onlar için. Arkadan gelen ve sizin yoldan çekilmenizi ısrarla bekleyen otomobile mümkünse yol verin. Kaçacak yeriniz yoksa yolu ortalayarak ona geçiş aralığı bırakmamak gerekir. Hızınızı düşürmeden şeridinize sahip çıkın. Rüzgarda: Rüzgarlı havada, uzun bir aracı geçerken, bir köprüye yaklaşırken rüzgarın etkisini hesap ederek güvenli bir pozisyon seçin.
İzlerken: Çoğunlukla üzerinde durulmayan bir konu da izlediğiniz aracın kör noktasında bulunmamaktır. Grup halinde sürerken veya başka bir aracın arkasındayken sürücünün sizi aynasında görebileceği bir pozisyon seçin.
Kaynak: http://www.oludenizracingteam.com/bilgiler.htm
YOLDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR
AÅŸağıdaki yazı Motorcycle Cruiser dergisinin web sitesindeki bir yazıdan derlenmiÅŸtir. Yazının orijinalini görmek isteyenler http://www.motorcyclecruiser.com/str…rcycle_safety/ adresinde bulabilirler. Derlerken ülkemize ve lisanımıza uygun hale getirmek için birkaç ufak deÄŸiÅŸiklik yaptım. Umarım faydalı olur.
İşte motosiklet üzerinde hayatta kalmak için dikkat edilmesi gereken bir kaç önemli husus:
1) Görünmez olduğunuzu farzedin:
Çünkü çoÄŸu araç sürücüsü için gerçekten de öylesiniz. Asla görüldüğünüzü düşünerek hareket etmeyin, hatta diÄŸer sürücüyle gözgöze gelmiÅŸ olsanız bile…
2) Anlayışlı olun:
Trafikte herkes hata yapabilir, her yapılan hataya sinirlenip saldırgan bir tavır sergilerseniz işler çabucak sarpa sarabilir. Karşınızdakinin büyükanneniz olduğunu farzedip ona göre tavır alın.
3) Her zaman uygun giyinin:
Evet, belki arkadaşlarınızla beş dakika uzaklıktaki bir kafeye ya da yazlığınızdan deniz kenarına iniyor olabilirsiniz. Ama mesafenin kısa olması kaza yapmayacağınız anlamına gelmez. Tişört ve şortla motora binmenin sonu gerçekten kötü bitebilir. En düşük süratlerdeki düşüşler bile çıplak tene büyük hasar verecektir.
4) İyiyi umun, kötüye hazırlanın:
Kavşağa yaklaşırken orada duran arabanın son anda dönmek için önünüze direksiyon kıracağını varsayın. Kaldırım kenarında parkeden arabalardan birinin her an çıkabileceğini varsayın. Ters yönden bir arabanın gelebileceğini varsayın. En olmadık durumlara karşı hazırlıklı olun.
5) Ego’nuzu evde bırakın:
Otobanda kimin daha hızlı gittiği gerçekte sadece polisin ve yargıçların umrundadır. Tabii bir de kaza raporunu yazacak bilirkişinin.
6) Dikkatinizi toplayın:
Evet, reklam tabelasında mayolu bir manken resmi var. Evet, yol kenarında yürüyen hatun dikkat çekici. Acaba çırak faturayı yatırdı mı? Bir ara motoru servise götürmeniz lazım, değil mi? Siz bunları düşünürken tehlike adım adım yaklaşıyor olmasın sakın? Dikkatinizi yola verin!
7) Aynalar hikayenin tamamını anlatmaz:
Sadece aynada gördüğünüz kadarına güvenerek şerit değiştirmeye kalkmayın. Kafanızı çevirip kör noktaları kontrol edin. Özellikle spor motorlarda aynalar her zaman için çok dar bir açıyı gösterirler.
Sürüş mesafesine dikkat edin:
Önünüzdeki araçların tamponun yapışmayın, bu bela aramaktır. Tabii sıkışık trafikte uygulaması zor, ama hızınız arttıkça önünüzdeki ve arkanızdaki araçlarla mesafeniz de artmalı. Hem öne, hem de arkaya dikkat edin. Sizin vaktinde fren yapmanız, arkanızdaki sürücünün de vaktinde fren yapacağı anlamına gelmez.
9) Modifiyeli araçlara dikkat edin:
Modifiyeli otomobiller standard modellere göre çok daha hızlı ve çeviktirler. Sürücüleri ise genellikle genç ve saldırgan tiplerdir. Bunları gördüğünüz anda potansiyel tehdit olarak algılayın ve ona göre hareket edin.
10) Viraja giriş hızına dikkat edin:
Tek bir motorun karıştığı trafik kazalarının büyük kısmında ana sebep viraja gereğinden fazla hızlı girilmiş olmasıdır. Viraja girerken değil, çıkarken gaz açılır. Viraj giriş hızınızı ayarlamayı, viraja yatmadan önce bitirmiş olun, viraj içinde ani frenden kaçının. Virajın ardını göremiyorsanız özellikle dikkatli olun, birileri yolun ortasında durmuş etrafa bakınıyor olabilir.
11) VahÅŸi doÄŸaya dikkat edin:
Belki ülkemizde geyikler ve diÄŸer yaban hayvanları Amerika’da olduÄŸu gibi büyük bir tehdit deÄŸil. Ancak yine de özellikle kırsal kesimlerde yol alırken dikkatli olun. Sabah ve akÅŸam saatleri evcil ya da yabani hayvanların özellikle hareketli oldukları saatlerdir. Bir sığıra, koyun sürüsüne ya da çoban köpeÄŸine denk gelebilirsiniz. Sadece yolu deÄŸil, yolun iki yanındaki boÅŸ alanları da gözleyin, hayvan görürseniz alarma geçin.
12) İki freni de kullanmayı öğrenin:
Motorda durdurma potansiyelinin büyük kısmı ön frendedir. Ancak özellikle cruiser ya da touring gibi ağır ve uzun makinelerde arka fren de büyük önem kazanır. Her iki freni de uygun biçimde kullanmak duruş mesafenizi ciddi biçimde kısaltacaktır.
13) İki parmağınız ön frenin üzerinde olsun:
Bazıları bunun ne kadar gerekli ya da güvenli olduğunu tartışabilir. Ama şu gerçek yadsınamaz, saatte 100 kilometre hızla giderken freni 1 saniye önce sıkabilmek fren mesafenizi yaklaşık 30 metre kısaltacaktır. Bu 1 saniye elinizi frene atmak için harcayacağınız reaksiyon süresidir.
14) Gitmek istediğiniz yere bakın:
Motosikletler sürüş dinamikleri itibariyle pilotun baktığı yöne doğru gitme eğilimine girerler. bu da yoldaki engeli savuşturmak için engele değil, geçiş ayapacağınız açıklığa bakmanız gerektiği anlamına gelir. Çukurdan kaçmak için çukura değil, çukurun yanından geçen düzgün asfalta bakın.
15) Gözlerinizi devamlı hareket ettirin:
Tafik devamlı değişen, her an yeni koşullar ortaya koyan bir ortamdır. O yüzden gözlerini devamlı hareket etsin, etrafınızdaki trafiği tarayın ve tehditleri görü. Eğer acil bir tehlikeyle uğraşmıyorsanız, asla dikkatinizi tek bir alana ya da nesneye uzun süre odaklamayın.
16) Dur iÅŸaretinde durun:
Amerika’da kavÅŸaklar ve benzeri tüm noktalarda DUR iÅŸaretleri vardır, ancak ülkemizde buna pek sık rastlanmaz. Buna siz kendiniz dikkat edin. Yan yoldan anayola çıkarken ya da iÅŸaretsiz kavÅŸaklarda aniden çıkış yapmayın. Özellikle kavuÅŸan yolları tamamıyla göremiyorsanız ve ardınızda yoÄŸun trafik yoksa durup iyice kolaçan edin. Unutmayın ki birileri tam gaz geliyor olabilir. Tabii aynı durum demiryolu geçiÅŸleri için de geçerli.
17) Burnunuzun ucuna bakmayın:
Tehlike 5 metre önünüze kadar geldiyse birşeyler yapmak için geç kalmış olabilirsiniz. Bu yüzden sadece yakın mesafeyi değil, geniş bir alanı kontrol altında tutun. Yolun çok ilerisinde parketmiş bir traktör önceden farketmekle son anda farketmek arasında büyük fark vardır.
18) BildiÄŸiniz yollarda dikkatli olun:
Motora atlayıp muhitinizde, köyünüzün çevresinde ya da her zaman katettiğiniz yollarda biraz turlamaya karar verdiniz. Muhitinizde olmak beladan uzakta olmak anlamına gelmiyor. İstatistiklere göre çoğu binici kendi muhitinde ve oldukça düşük süratlerde yaşanan kazaların kurbanı oluyor. Unutmayın, sokakları tanıyor olabilirsiniz ama bu, o gün o sokaklarda sarhoş bir sürücüye denk gelmeyeceğinizi garantilemez. Gözünüzü dört açın!
19) Asla duran trafiğe dalmayın:
Önünüzde trafiğin tıkandığını ve arabaların yığıldığını görüyorsunuz, ama siz motorla iğne deliğinden bile geçebilirsiniz, değil mi? Yanlış cevap! Önce şunu sorun, trafik niye duruyor? Görmediğiniz bir sebebi, bir kaza ya da başka bir nedeni olabilir. Duran trafikteki boşluklara hızla ve umarsızca dalmak sizi bir anda ölümle yüzyüze getirebilir.
20) Sikletinize göre motor seçin:
60 kilo ağırlığında ve 1,65 boyundaki bir adam elbette ki Gold Wing kullanabilir. Ama acil bir durumda, mesela kalabalık bir kavşakta marş basmadığında, sikleti motorla başa çıkmaya yetecek midir? En büyük ve güçlü motora sahip olmayı gurur meselesi haline geitrmenin bir anlamı yok, sikletinize ve yeteneklerinize uygun bir motor seçin.
21) Aniden açılan kapılar:
Yol kenarında parketmiş bir araba ya da sağ şeritte yolcu indireye hazırlanan bir taksinin açılan kapısına çarpmak kesinlikle hoş bir tecrübe değildir. Tek tehlike açılan kapı da değildir üstelik, o kapıdan kaçmaya çalışırken üstünüze direksiyon kıran bir başka sürücüye de denk gelebilirsiniz.
22) KavÅŸakta durmayanlara dikkat:
Kavşağa yaklaşırken kendinizi hazırlayın, trafik size yol vermek için durmayabilir, büyük ihtimalle durmayacaktır da. Ama aynı şey arkanızdan gelenler için de geçerli olabilir, unutmayın ki siz olmasanız bile bir başkası kavşağa dikkatiszce dalabilir. Dönmeyi planladığınız yönün aksi şeritte kalmayın, arkanızı ve kavşağı besleyen diğer şeritleri kollayın.
23) Ekibinizi dikkatli seçin:
Grup olarak uzun yol yapmak zevklidir, ancak ekibinizi iyi seçmeniz gerekir. İyi bir ekip diğer üyeleri geride bırakıp uzaklaşmaz, her ihtimale karşı yol üzerinde buluşma ve bekleme noktaları belirler. Eğer grubunuzla uyum içinde değilseniz, diğerlerinden daha temkinli ya da daha saldırgan motor kullanıyorsanız bela kapınızda demektir. Bir anda zincirleme kazaya sebep olabilirsiniz.
24) Kör olmayın:
Aşırı ışıklandırılmış bir klüpten zifiri karanlık park alanına çıktığınızda, ya da karanlık bir asansörden güneşli bir caddeye indiğinizde, hemen marş basmayın. Gözlerinize ortamın ışığına alışmaları için birkaç dakika zaman tanıyın. Aksi takdirde ilk birkaç kilometre resmen kör olarak motora bineceksiniz demektir.
25) Yavaş U dönüşleri çalışın:
Uygun bir alan bulun ve bol bol yürüme hızında U dönüşlere çalışın. Ağırlığınızı dışa doğru vermek size motoru dengelemekte yardımcı olacaktır. Motor değiştirdiğinizde de bunu tekrar çalışın, her motorun huyu aynı değildir. Tehlike anında değil vaktiniz varken motorun huyunu öğrenin.
26) YokuÅŸlarda paniklemeyin:
Dik bir yokuşta durmak zorunda kalırsanız endişelenmeyin. Arka freni kullanarak motorun kaymasını engellerken, gaz-debriyaj ikilisini yumuşak bir biçimde kullanarak rahat kalkışlar yapabilirsiniz.
27) Yol kaygan mı görünüyor?:
Üzerinde gittiğiniz yolu okumayı asla ihmal etmeyin. Yol yamaları, demir kapaklar, kalın çekilmiş beyaz şeritler, metal kedi gözleri, ıslak ve parlak görünen herhangi bir noktaya kesinlikle kaygan olduğunu düşünerek yaklaşın, hızınızı kontrollü ve sakin biçimde azaltın. Burnunuzu kullanmayı ihmal etmeyin, aniden beliren mazot ya da sıcak zift kokusu, size yola dökülmüş kaygan maddeleri gözlerinizden önce haber verebilir!
28) Eyvah lastik patladı!:
Lastiğin patladığını duydunuz ve motor altınızda sarsılıyor! Sakin olun, motoru kontrol etmek için fazladan kas gücü kullanmanız gerekecektir. Gazı hafifçe kapatın, sağlam lastiğin frenini kullanarak yavaşlayın ve kenara çekin. Ani hareketlerin motoru bir anda altınızdan alabileceğini unutmayın!
29) Vizördeki su damlaları:
Yağmurun başladığı an asfaltın en kaygan olduğu andır. Sağanak yağmurla yıkanan yol nispeten temizdir, ama hafifçe ıslanmış yol neredeyse buz kadar kaygan olabilir. Dikkat kesilin, ani hareketlerden kaçının. Mümkünse kısa bir süre için konaklayıp durumun değişmesini bekleyin.
30) Karanlıkta yolunuzu kaybetmeyin:
Gece yaklaşıp da ışık seviyesi düşmeye başladıkça sizin ve trafikteki diğer herkesin görüş seviyesi düşecektir. Farlarınızı ayarlı ve temiz tutun, her zaman yedek ampul taşıyın, asla iyi aydınlatması olmayan bir motorla akşam trafiğine çıkmayın. Güneş gözlükleri ve renkli vizörler bu saatlerde sizin düşmanınız olacaktır. Karanlıkta önünüzü görmek kadar diğer sürücüler tarafından görülmenin de zorlaştığını unutmayın. Gece sürüşlerinde görülebilmek için fosforlu kask etiketleri ve kemerlerden faydalanın.
31) Yorgun musunuz?
Yorgun, uykusuz, alkollü olarak kesinlikle motora binilmemesi gerektiğini bebekler bile biliyor. Ama aşırı duygusal patlamaların da en az uyuşturucu kadar kötü etkileri olabileceğini unutmayın. Kendinizi çok öfkeli, bezgin, sıkıntılı ya da üzgün hissediyorsanız marşa basmadan önce sakinleşmek için birşeyler yapın. Aynı durum sürüş esnasında ciddi tehlike atlatıldığında da geçerlidir. Sinirle gaza asılmayın, kenara çekip adrenalin patlaması geçene kadar bekleyin. Seleye oturduğunuzda kesinlikle gergin olmayın.
32) Uygun kıyafet seçin:
Hava koşullarına ve bedeninize uygun kıyafetler seçin. Sıcakta pişerken, soğukta donarken ya da üzerinize oturmayan bir ceketle boğuşurken kazaya her zamankinden daha yakın olacağınızı unutmayın.
33) MP3 çaları evde bırakın:
Kulağınızda kulaklıklar varken ve müzik sonuna kadar açıkken, dibinize kadar giren beton kamyonunun giderek yaklaşan gümbürtüsünü duymanız mümkün olmayacaktır. Ya da diğer başka herhangi birşeyin. Motor üzerinde sadece gözlerinizi değil kulaklarınızı da tehlikeye karşı açmanız gerektiğini unutmayın. Müzik dinlemeye çalışırken ölmek pek akıllıca olmayacaktır.
34) Slalomun ustası olun:
Boş bir alana birkaç deterjan kutusu koyun ve çevrelerinden değişik hızlarda slalom yaparak geçmeyi deneyin. Akan trafikte aniden beliren engellere karşı sadece fren yapmak işe yaramayacaktır, kaçış manevralarını da içgüdüsel olarak yapabilecek kadar ustalaşmanız gerekir. Unutmayın, motorlar otomobiller gibi durmazlar, dursalar bile arkadan çarpacak bir diğer aracın darbesini kesecek tamponları yoktur. O yüzden çoğu zaman frenleri kazıklayıp durmaktan ziyade, slalomla tehlikeyi arkada bırakıp yolu açmak ve uzaklaşmak daha iyi olacaktır.
35) Düşük süratlerde yumuşak davranın:
Özellikle sıkışık trafikte ya da ara sokaklarda ilerlerken olduğu gibi, düşük süratlarde ani gaz ve frenden kaçının. Ani gaz ve fren lastiklerinizin bir anda kaymasına sebep olabilir, ayrıca motor ömrü ve sürücü konforu açısından da pek iyi değildirler.
36) Fren lambanızı kullanın:
Sinyaller devamlı çaktıkları için dikkat çekerler. Aynı şekilde fren lambanızı da arkadan gelenlerin dikkatini çekecek biçimde kullanabilirsiniz. Yavaşlamayı düşündüğünüzde ya da arkanızdakine mesafe bırakması için mesaj vermeyi istediğinizde, fren pedalına ya da manetine birkaç kere faifçe dokunarak fren lambanızı yakıp söndürün. Tecrübeli biniciler fren lambası müşirlerini ayarlayarak arka lambanın pedala dokunur dokunmaz yanmasını sağlarlar. Müşiri bu şekilde ayarlamak bir dakikalık bir iştir ve hayatınızı kurtarabilir.
37) Sabırlı olun:
Ara sokaktan ana caddeye çıkarken, kavşakta otobana çıkarken ya da kaldırımdan inerken, sabırlı olun ve fazladan bir saniye ayırıp gelen trafiği iyice incelediğinizden emin olun. Unutmayın, tehlike en beklemediğiniz anda, görmediğiniz açıdan gelir. Boş bir caddede siz kaldırımdan inerken, iki araba geride bir başka aracın şoförü de caddeye çıkmak üzere hazırlanıyor olabilir. Bilin bakalım aynı anda gazlarsanız kim kime çarpacak?
38) Yaklaşma hızına dikkat edin:
Eğer akan trafiğin iki katı bir süratle araçların arasından slalom yaparak geçiyorsanız başınızın belaya girmesine ramak kalmış demektir. Sadece tek bir sürücünün sapacağı kavşağı kaçırdığını düşünerek aniden şerit değiştirmesi işinizi bitirmeye yeter. Duran trafikte ise araçların arasından karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayalar aynı tehlikeyi arzeder. Unutmayın, sizinle aynı hat üzerinde syerden binlerce araç var ve kimin ne yapacağını kestirmeniz imkansız. Hızınızı azaltıp gözünüzü açın.
39) Emniyet ÅŸeridi dostunuz deÄŸildir:
Emniyet şeridi, banket ya da adına ne denirse densin yolun kenarları her zaman için tehlikenin yoğunlaştığı yerlerdir. Öncelikle diğer araçların sizi görmesi zorlaşır. Ama daha da önemlisi, yoldaki her türlü enkaz burada toplanır. Yola dökülüp akan mazot, kamyonlardan savrulan kum, ölü hayvan leşi, patlak lastik parçaları, cam kırıkları, aklınıza gelecek ve gelmeyecek türlü enkazı yol kenarında bulabilirsiniz. Bu yüzden yolun en sağına yanaşıp gazlamak belaya davetiye çıkarmaktır.
40) Sola dönen katiller:
Ölümlü motosiklet kazalarında en yüksek orana, sola ani dönüş yapan otomobillere yandan çarpma şeklinde gerçekleşen kazalar sahiptir. Bu tür kazalar özellikle kavşaklarda meydana gelmektedir. Ülkemizde sürücülerin DÖNÜLMEZ levhasına kesinlikle uymadıklarını, boş buldukları herhangi bir noktada U dönüşü yapmaya çalıştıklarını unutmayın. Orta şeritte hızla kavşağa girdiğinizde, kendinizi bir anda en sağ şeritten sola U dönüşü yapmaya çalışan bir arabanın kapısıyla yüzyüze bulabilirsiniz.
41) Düşünmeden hareket etmeyin:
Yol boş, ortalık sakin, görüş mükemmel. Öyleyse önünüzdeki otomobil neden yolun kenarından ve yavaşça ilerliyor? Adres mi arıyor? Manzara mı seyrediyor? Arızalı mı? Cep telefonuyla mı konuşuyor? Nedenini asla bilemezsiniz, ama aynı şekilde ne yapacağını da bilemezsiniz. Birdenbire U dönüş yapmaya ya da yolun ortasına çıkmaya kalkabilir. Aynalarına bakmadığını ve yola dikkat etmediğini varsayın, açıktan ve temkinli geçin. Asla karşınızdakinin ne yaptığını bildiğini varsaymayın, aklınızı kullanın ve herkesten şüphe edin. Bir tampona yapışmaktan iyidir.
42) Işıklarda depar atmayın:
Özellikle kavşaklardaki trafik ışıkları büyük tehlike arzederler. Diğer taraftan gelen araçların kırmızı ışıkta duracağının hiçbir garantisi yoktur, bu yüzden özellikle ışık değiştikten sonra ki ilk birkaç saniye çok tehlikelidir. Aynı şekilde yaya geçitlerinde ışığa uymayan yayalar kendilerini aceleyle yola atabilirler. O yüzden ışık yanar yanmaz kendinizi ileri atmayın, hatta mümkünse bırakın yanınızdaki ya da önünüzdeki araçlar kavşağa sizden önce girsin. Bir saniyelik gecikme ortadan ikiye bölünmenizi önleyebilir.
43) Arkanızı kollayın:
Şerit değiştirirken, yavşlarken ve dururken sık sık aynadan arkanızı kollayın, hatta ışıklarda beklerken bir gözünüz devamlı aynanızda olsun. Arkadan gelen araçların sürücüleri herhangi bir sebepten fren yapmakta gecikebilirler, bu durumda sizin bir saniye içinde bulunduğunuz şeridi terketmeniz gerekebilir. Aynı şekilde yokuş yukarı olan duraklamalarda önünüzdeki aracın dibine girmeyin, kalkışta aracını bir an kaydırması size pahalıya mâl olabilir.
44) Görüş alanınızı genişletin:
Duvarda sabit bir noktaya gözlerinizi kilitleyin. Sonra da gözlerinizi oynatmadan, sadece dikkatinizi kullanarak etrafınızda olup bitenleri algılamaya çalışın. Bu egzersiz kısa sürede algılama alışkanlığınızı geliştirecek, böylece gözlerinizi yoldan ayırmadan çevrenizdeki alanı daha iyi algılayabilir hale geleceksiniz. Ancak herşeye rağmen ilerleyen yaşla beraber bu çevresel görüş alanının daralacağını da dikkate alın. Uykusuzluk ya da alkol ise bu alanı doğrudan ortadan kaldıran etkenlerdir.
45) Kamyonlardan uzak durun:
Kamyon ve otobüslerin arkasında ya da yanında uzun süre seyir halinde bulunmaktan kaçının. Özellikle kamyonlardan düşebilecek yük ya da kopabilecek lastik parçaları büyük tehlike yaratacaktır. Eğer bunları sollayıp geçme imkanınız yoksa, en azından araya mesafe koyun.
46) Frenlerinizi tanıyın:
Boş bir alanda ön ve arka freninizi kullanma alıştırması yapın, frenlerinizin huyunu, ne zaman ne kadar kavradıklarını, tekerlerin ne zaman kilitlenmeye başladığını, frenleme esnasında motorun genel olarak nasıl davrandığını iyice öğrenin. Zaman içinde frenleme işini en zor koşullarda bile rahatça ve paniğe kapılmadan yapabilecek kadar motorunuza alışın.
47) Lastiklerinizi kontrol edin:
İnik, hasarlı ya da kabaklaşmış lastiklerle yola çıkmak Rus ruleti oynamaktır. Sorun ölüp ölmeyeceğiniz değil, ne zaman öleceğinizdir. Lastiklerinizin sizi hayata bağlayan pamuk ipliği olduğunu unutmayın. Altınızda dönen dünyayla aranızdaki tek bağ lastiklerinizdir, ona göre davranın.
48) Yolu okuyun:
Otobanda giderken çevredeki evlerin artması yola çıkabilecek yaya ve araç ihtimalini artırır. Tarlalar traktörlerin, yeşil çayırlar koyun sürülerinin varlığına işaret edebilir. Yüksek kamyon sayısı yoldaki mazot ihtimalini artıracaktır. Emniyet şeridine bırakılmış birkaç portakal rengi koni yakınlarda bir yerlerde onarım ekiplerinin yol çalışması yaptığının ilk işaretleri olabilir. Sadece yola değil, etrafınızdaki dünyaya da dikkat edin, sürüş tarzınızı topladığınız ipuçlarına göre değiştirin.
49) Trafik kurallarına uyun:
Bazıları kuralların çiğnenmek için konulduğunu söylerler. Bu tür insanlar kafalarını kullanmayı bilmeyen, birer istatistik olmak için sıralarını bekleyen ölü adamlardır. Trafik kuralları bir asırlık küresel bilgi birikiminin, milyonlarca trafik kazasının sonucunda konulmuştur. Tek amaçları vardır, herkesin akşam evine tek parça halinde dönebilmesini sağlamaktır.
50) Tek zararım kendime:
Motora binen, kuralları her fırsatta çiğneyen ve bir kaza esnasında tüm zararlarının kendilerine olduğunu söyleyen insanlar, hayatları boyunca hiç ciddi bir motor kazasına şahit olmamış kişilerdir. Yüksek süratte savrulan ve havada taklalar atarak kaldırıma çıkan bir motorun etrafa verebileceği zarar, bir otobüsten daha az değildir. Bu yüzden marş basarken sorumlu olduğunuzu unutmayın. Sabah sıradan bir vatandaş olarak evden çıkabilir, öğlen olmadan nefret edilen bir kâtile dönüşebilirsiniz